• Kalite asla bir tesadüf değil,daima gayretli bir çalışmanın sonucudur. John Ruskin
    • Güvenilir ve doğru sonuçlar
    • Laboratuvarların sağlıklı çalışması için vazgeçilmez olan iç ve dış kalite kontrol programlarının önemli yeri vardır.
    • Mobil Örnek Alma Ekibimiz Hizmetinizde..
    • Siz gelemiyorsanız biz size geliyoruz.
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905330931070
Bize Ulaşın


+90.352 222 75 76
+90.533 093 10 70


Takvim

PRP (Platelet rich plazma)

“Trombositten zengin plazma” anlamına gelen İngilizce kelimelerin (Platelet Rich Plasma) baş harflerinden oluşan “PRP”, uygulanan tedavi yönteminin kısaltılmış ismidir. Bu yöntem, kişiden alınan bir miktar kanın özel santrifüj hızlarında ayrıştırılarak trombosit adı verilen kan hücrelerinden yoğun bir plazma elde edilmesi ve bu plazmanın kişide tedavi amaçlı kullanılması prensibine dayanır.

Trombositler kan pıhtılaşmasında yer alan hücreler olup, damar bütünlüğünün bozulması durumunda aktive olup yara yerinden kan kaybını engeller.

Ayrıca, içerdikleri çeşitli büyüme faktörleri salınarak yara yerinin iyileşmesine katkıda bulunur. Trombositlerin bu özelliğinden faydalanarak, hedef dokuya PRP enjeksiyonu ile daha yoğun bir konsantrasyonda trombosit göndererek vücudun kendini yenileme kabiliyetine katkıda bulunulur ve iyileştirici etki güçlendirilir.

Aslında uzun yıllardan beri kronik yaraların iyileştirilmesi ve özellikle omurga ameliyatlarında kemik yapımının uyarılması gibi alanlarda kullanılmakta olan bu yöntem, son yıllarda estetik uygulamalarda da yer almaya başlamıştır.



PRP nasıl uygulanır? 

Plazma elde edildikten sonra genellikle ilgili bölgeye enjekte edilir ya da deri üzerine yüzeyel olarak uygulanır. Bazı uygulayıcılar enjeksiyonu, plazma içinde bulunan trombositleri aktive ettikten sonra yapar. Enjeksiyon bölgesinde aktive olacaklarını düşündüklerinden, trombositleri aktive edici ajan kullanmayan uygulayıcılar da vardır. Aktivasyon sonucu trombositlerin içinde bulunan çeşitli büyüme faktörleri salınarak, tedavi edici etkilerini gösterirler.

Tüp Bebek (IVF) Tedavisinde PRP Yöntemi

Tüp bebek tedavisi, doğal yolla ve/veya çeşitli üremeye yardımcı tedavilerle çiftlere bebek sahibi olma şansı tanımaktadır. Özellikle kadınlarda ileri yaşta yumurtlama bozuklukları, kısırlık gibi problemler görülebilir. Gebelik için denemelere rağmen istenen başarı oranının yakalanamaması durumunda bazı destek uygulamalarına ihtiyaç duyulabiliyor. Farklı branşlarda doku ve organ yenilenmesi amacıyla kullanılan PRP yöntemi son yıllarda tüp bebek (IVF) süreci içerisinde kısırlık, yumurtalık gençleştirme, rahim içi zarı problemlerinin giderilmesi gibi farklı problemler için de kullanılmaktadır. PRP uygulaması ile normalde gebelik şansı düşük olan çiftlerin de gebelik elde edebilme şansı yükselebilmektedir. Tüp Bebek (IVF) alanında PRP ile ilgili yapılan araştırmalar; tüp bebek tedavisi uygulamaları sırasında rahim zarı kalınlığı gereğinden ince olan hastalarda, süren tedaviye ek olarak hastanın kendi kanından elde edilen PRP in rahim zarına uygulanması ile verilen desteğin gebelik başarısını artırdığını göstermektedir.

Tüp Bebek (IVF) tedavisi sürecinde PRP uygulaması temel olarak, hastanın kendi kanından elde edilen trombosit açısından zengin kanın hastanın rahmine geri verilmesi işlemi olarak tanımlanabilir. Rahim zarını uygun kalınlığa getirmenin yanı sıra kötü yumurtalık rezervini iyileştirmek ve yumurta kalitesini arttırmak  için de kullanılabilmektedir.

Tüp Bebek (IVF) Tedavisinde PRP Yöntemi Kimlere Uygulanabilir?

Tüp bebek tedavisinde gebe kalma şansını arttıran en önemli parametrelerden biri kadının yumurta sayısı ve yumurta kalitesidir. Yumurta rezervini etkileyen en önemli faktörden biri de yaştır. Kadının yaşı 37 üzerine çıkınca yumurta sayısı hızla azalır. 40 yaş altındaki bazı kadınlarda da erken menopaza bağlı olarak yumurta sayısında hızlı azalma olabilir. Yumurta sayısı azalmış kadınlarda erken dönem de yapılacak tüp bebek tedavisi ile gebelikler elde edilebilmektedir. Yumurta sayısı azalan kadınlarda erken menopoz öyküsü olanlar da, yumurta ve embriyo kalitesi kötü kadınlarda yumurtalıklara yapılan PRP uygulaması ile yumurta sayısı ve kalitesi üzerine olumlu etkiler sağlanarak gebelik şansı arttırılabilmektedir.     

Tüp bebekte PRP yönteminin kullanıldığı diğer alan ise rahim izi zarıdır. Endometriumun zarar görmesinde (geçirilen enjeksiyonlar, tekrarlayan küretaj işlemleri veya geçirilen rahim içi ameliyatlara bağlı olarak zarar görebilir) bu tabaka kalınlaşmamakta ve ince endometrium dediğimiz durum oluşmaktadır. İnce endometrium tüp bebek tedavisinde embriyonun tutunmasını engellediği için hastalar gebe kalamamaktadır. Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı olan bu hastalarda histeroskopi ile yapışıklığın (sineşinin) açılması ve tekrarlayan endometrium PRP uygulamaları ile endometrium kalınlaşması sağlanabilmektedir. Gebelikler elde edilebilmektedir.

PRP yöntemi kimlerde uygulanabilir dersek,

  • Rahim kalınlığı, yumurta kalitesi gibi sorun yaşayan kadınlarda,
  • Bir veya birden çok tüp bebek tedavisi denemelerinde başarısız olanlarda,
  • Yumurtalık rezervi azalan kadınlarda,
  • İlerleyen yaşta tüp bebek tedavisi gören kadınlarda uygulanabilir.


Tüp Bebek Tedavilerinde PRP Yöntemi Nasıl Uygulanır?

OVARİAN PRP: Yumurtalıklara yumurta toplama işlemi gibi opu iğnesi ile girilerek PRP enjeksiyonu yapılır. Yumurta  sayısı ve kalitesi üzerine olumlu etkiler sağlanabilir.

ENDOMETRİAL PRP: Rahim içerisine yapılan prp işlemidir. Endemetrium‘un (rahim iç tabakası) kalınlaşmadığı ince endometriumlu hastalarda endometrial kalınlaşmayı arttırabilir ve embriyonun tutunmasını kolaylaştırır, tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı olan kadınlarda gebelik şansını arttırabilir.

PRP Yönteminde Muayene ve Tetkikler Nelerdir?

PRP uygulaması öncesinde kadının yumurtalık rezervi ve rahim içi bulguları ve rahim kalınlığının gözlenmesi amacı ile ultrason muayenesi ve testler yapılır. Yapılan bu muayene ve tetkiklerin ardından uygun aday olması durumunda PRP yöntemi planlanabilir.

PRP Uygulaması Sonrası Takip Nasıl Yapılır?

  • Uygulama sonrası adet düzensizliği yaşayan kadınlara adet düzenleyici ilaç kullanımı önerilebilir.
  • Uygulama sonrası ikinci adet döneminde veya hekimin takibi ve kararına göre ilk adet döneminde kontrol gerçekleştirilir. Bu muayene sırasında yumurtalıklar ve folüküler incelenir.
PRP uygulamasının riski nedir

Uygulamanın yan etkisi olduğuna dair bildirim yoktur. Uygulanan PRP kendi kanınızdan elde edildiği için ona karşı alerjik bir reaksiyon gelişmesi beklenmez.Ancak, enjeksiyon uygulamalarında iğnenin vücuda giriş bölgesinde enfeksiyon oluşabilir. Bu durum steril malzeme kullanımı ve uygulama yapılan bölgenin enjeksiyon öncesi antiseptik solüsyonlarla temizlenmesi suretiyle engellenebilir.

PRP kimlere uygulanmaz?

Kanama problemi olan hastalar,

Kan pıhtılaşmasını geciktiren (kanı sulandıran) ilaç kullananlar,

Karaciğer hastalığı olanlar,

Geçirilmekte olan enfeksiyonu bulunan hastalar,

Kanser hastaları,

Trombosit sayısı düşük olanlar.

Saat
Sık Sorulan Sorular